19 Kasım 2010 Cuma

APAMEİA'DA YAHUDİLER

TÜRK VE YAHUDİ KÜLTÜRLERİNE BİR MUKAYESELİ BAKIŞ
Yazı Matbaası İstanbul 1992

Sf. 894- 895 .......

Selefkî kralları, kurdukları sitelerde bir unsur olarak zaman zaman Yahudileri kullanmış olduklarından, Antiochus I'in de Apamea'nın ilk yerleşenleri arasına Yahudileri dahil etmiş olması mümkündür. Ancak Apamea'nın, M. Ö. Zeuxis'in Yahudileri yerleştirdiği sitelerden biri olduğu az çok kesindir şöyle ki burası Prygia'nın en ünlü sitesi olup nakil işi sadece Phrygia ve Lydia için bahis konusu idi
Flaccus'un M. Ö. 62'de Apamea ve başka merkezlerde Yahudi mâbed vergisine el koymuş olduğundan söz etmiştik. Bundan sitede Yahudi nüfusun çok olduğu ve Flaccus'u savunan Cicero'nun ifadesinden valinin Yahudi alehnuhlu paralar,t,kibotos,strabo,dekalion,pyrrha,ytarı hislerden değil, doğruca ekonomik gerek dolayısiyle böyle hareket etmiş olduğu anlaşılıyor. Bunun ötesinde olay, Apamea ( ve sair yerlerin ) Yahudilerinin, Yeruşalim'e mâbed vergilerini ödemek amacıyla bir Roma iradesine karşı koymaya hazır olduklarını gösteriyor. Yahudi kimliğinin bir anlamda vechesi olan vergi, Apamea'daki cemaat için gerçekten çok önemliydi.

Apamea'da Nuh'lu paralar

Miladî II. yy.'ın sonuna ait Apamea'da basılmış ve Nuh ve Gemi'si sahnesini taşıyan bir dizi paraya sahibiz. Bu paralar Tevrat'a değgin sahneyi taşıyan, bilinen tek sikkelerdir. Bunda " Yunan mythosunun tufan kahramanları Denkalion'la Pyrrha..." (19) değil de Nuh ve karısının resmedilmiş olduğu, Gemi'nin yanındaki N..E ( .. ile gösterebildiğim yerde bilgisayarda bulunmayan büyük harf omega var. M. Doğan Aykanlı ) yazısından belli oluyor. Bunun izahı, çoğu kez, sitede " Yahudi etkisi " nin bir sonucu olarak izah edilmişse de bu sikkelerin basılmasında Yahudi cemaatinin dahli hususunda daha kesin olma gereği var.
Sikkelerde Nuh ve karısı Gemi'nin içinde resmedilmişler; Gemi dahi bir gemi olarak değil de, dalgalar üzerinde gezinen bir mustatilî kutu şeklinde gösterilmiş. Hakkâkların, bundan önce gemileri kutu şeklinde tersim eden Grek sınaatkârların modelini takip etmiş olmaları muhtemeldir. Gemi'nin üzerinde pençeleri arasında bir zeytin dalını tutan bir kuzgunla bir güvercin bulunuyor. Bunlar, suların varlığını ve tufanın son bulduğunu simgeliyorlar ve muhtemelen doğruca Tevrat'ın öyküsünden esinlenmişlerdir. Geminin solunda Nuh'la karısı kuru toprak üzerinde duruyorlar ve bunların sağ kolları kalkık durumda. Bu, " orans " (20) el kol işaretidir. Bu itibarla sikkeler iki müteakip hadiseyi, ezcümle tufan ve Gemi'den gidişi üstüste koyuyor.

Sf. 896- Apamea Kibotos

Apamea'nın bir başka adı daha vardı, kutu, sandık veya ( Nuh'un ) gemi ( si ) anlamında: n´ KıßwTóS. Apamea'nın bu adı ilk olarak, Milâdî 19 cıvarında Strabo tarafından zikrediliyor, ama bunu Pliny ve Ptolemy de biliyordu. Keza KıßwToi sözcüğü, yine beş adet mustatilî sandık temsilini havi, Hadrian tarafından tedavüle sürülmüş bir sikkede bulunuyor. Sikkede bir tanrı olarak resmedilmiş Marsiyas, bir kaya mağarada uzanmış olup üzerinde beş sandık ve de ' A..aµÉwv Mapov'aS KißoToi - yazıda .. ile gösterebildiğim yerde bilgisayarımda bulunmayan pi harfi var. M Doğan Aykanlı -( Apamea halkından,Maryas,Kibotoi ) yazısı var.
Burada, KıßwToS' ın Nuh'un Gemisi'nin Septuagint'teki karşılığı olduğunu kaydetmek önemlidir (24). Bu konuda ileri sürülmüş faraziyeler üzerinde durmayacağız.

Sbylla kehanetleri I/II

"... Apollon kültüne bağlı, geleceği bilen, öngören, tanrının esiniyle dolup onun ağzından fal bakan, olacakları açıklayan Sibylla kâhini ...
Sibylla adı Anadolu'daki bilicilik merkezlerindeki kâhin kadına veriliyor. ...
" Roma tarihinde çok büyük bir yer tutan, devlet politikasına adeta yön veren Sibylla kitaplarına gelince, ... Roma din ve devletiyle ilgili her sorunda bu kitaplara baş vurulur, tutulacak yol onlardan alınan esinlere göre çizilirdi..." (28).
Bahis başında adı geçen Sibylla ile bunun kehanet kitaplarının öyküsü işte böyle. Her ne kadar bu kehanetlerin gerçek menşei kesinlikle bilinmiyorsa da, ( yanmadan kurtulmuş ) Kitâb I/II nin Yahudi alt tabakasının Phrygia'da, muhtemelen Apamea'da yazılmış olduğu hususunda bir genel mutabakatı vardır. Önce , I/195-8'de Phrygia, tufandan sonra suyun yüzüne çıkan ilk kara ve yeni bir beşerin " dadı " sı oluyor. I/261-7'de şunları okuyoruz:
" Phrygia'nın karanlık karası üzerinde bir azametli yüksek dağ vardır. Bunun adı Ararat'tır (29)..., Bu su, Maryas'ın kaynakları burada fışkırmıştı. Bu yerde Gemi, sular çöktüğünde, yüksek azametli tepeler üzerinde durdu ...".
Maryas suyunu oluşturan pınarlar Apamea'nın hemen arkasında bulunuyordu: açıkça " Ararat ", bu aralıkta bulunmuş olmalıydı. O halde Sibylla Kehanetleri I/II'nin bu bölümünün Phrygia'dan, muhtemelen Apamea'dan olduğu kanısı kuvvet kazanıyor. Bu dönemde Küçük Asya'da Yahudilerden arta kalmış tek belge bu oluyor (30). ...

(19) Azra Erhat.- Mitoloji sözlüğü, s.109.
(20) Eski Grek ve Erken Hristiyan sanatında ibadet durumu.
(24) ibd., s. 85-88.
(28) Azra Erhat. - op. cit. s. 346-7.
(29) Tarafımızdan belirtildi.
(30) Paul Trebilco. - op. cit., s. 95.


Burhan OĞUZ

NUH'LU APAMEİA SİKKELERİ











ANA BRİTANNİCA'DA APAMEİA VE DİNAR

Sf. 187- Apameia Kibotos, APAMEA AD MAEANDRUM olarak da bilinir, Helenistik dönemde Frigya'da kent. Bir bölümünün üstünde bugün Dinar kasabası kuruludur. İÖ. 3. yüzyılda I. Antiokhos ( Soter ) tarafından eski Kelainai'nin yerine, Selevkos İmparatorluğu'nun ünlü Doğu-Batı ticaret yoluna egemen bir konumda kuruldu. İÖ. 2. yüzyılda Roma yönetimine girdi. İtalyan ve Yahudi tüccarlar için önemli bir merkez haline geldi. İS. 3. yüzyılda düzenin bozulması ve ticaret yolunun Konstantinopolis'e ( İstanbul ) kayması üzerine önemini yitirdi. 1070'te Türkler'in eline geçti ve bir deprem sırasında tümüyle yıkıldı.

Sf. 287- Dinar, ... Yüzölçümü 1.286 km² olan Dinar ilçesi ...
... Yöredeki çok sayıda höyükte yapılan araştırmalarda elde edilen buluntular, İÖ. 3000'lere tarihlenmektidir. Bu buluntular arasında kerpiç ya da çamur sıvalı evler, ambarlar,
çanak çömlek, süs eşyaları, paralar ve Hitit çivi yazısı tabletleri vardır. Ulaşım yolları üzerinde önemli bir ticaret, din ve kültür merkezi olan yerleşme, İÖ. 1000'lerde önde gelen Frigya kentlerindendi. Kral Midas İÖ. 8. yüzyılda başkentini buraya taşıdı. Lydialılar zamanında da ( İÖ. 660-546 ) önemini koruyarak Pers kralı Dareios Okhos'un ( hd İÖ. 423-404 ) İÖ. 407'de kurduğu Büyük Frigya Satraplığı'nın merkezi oldu. Pers kralı Kserkses buraya bir saray yaptırdı. İskender'in İÖ. 333'te aldığı yöre, daha sonra Selevkos yönetimine girdi. Selevkos kralı I. Antiokhos ( Soter ), Kelainai adını Apameia Kibotos olarak değiştirdi ve kenti daha açık bir alana taşıdı. Daha sonra sırasıyla Bizans, Abbasi ve Selçuklu yönetiminde kaldı. Dinar adını, uzun süre yönetiminde kaldığı Persler'in para biriminden aldığı sanılmaktadır. Antik kent kalıntıları ve Kserkses sarayı yıkıntıları kentin kuzeydoğusundadır. Osmanlı döneminde eski parlaklığını yitiren kent, uzun süre Geyikler adıyla bir nahiye merkezi olarak kaldı. II. Meşrutiyetten sonra Hudavendigar Vilayeti Karahisar-ı Sahib sancağına bağlı Bir kaza oldu. ...

YURDUMUN UFUKLARINDA

Annemden dinlediğimiz, 1940'lı yılların başlarında Yeniyol İlkokulu'nda pazartesi sabahları söylenen marş:
( Cumartesi öğleyin tatile girerken İstiklal Marşını okuyorlarmış )


Yurdumun ufuklarında
Dalgalan güzel bayrak
Selamlıyoruz seni biz
Kalplerimiz çarparak

17 Kasım 2010 Çarşamba

AFYONKARAHİSAR KÜTÜĞÜNDE HÜSEYİN DİNARÎ VE SANDIKLILI MEHMET FİKRÎ

AFYON KARAHİSAR KÜTÜĞÜ
Kocatepe Üniversitesi

Sf. - Hüseyin Efendi ( Dinarî ): Âlim, şair. Afyon'un Dazkırı İlçesi'nin Kemişi Köyü'nde doğdu. Tahsilini yaparak Burdur'a yerleşti ve çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Manzum ve mensur eserler yazdı ve eserlerinde Dinarî mahlasını kullandı. 1876'da Burdur'da öldü. Eserleri: 1- Haşiye-i Kazimi; 2- Haşiye-i Celâl; 3- Risale-i Ruh; 4- Risale-i Nefis.

Sf. 20- Mehmet Fikrî: ( Sandıklılı )
Mutasavvıf, tekke dîvân şâiri ...
Sandıklı'da ailesinden ve diğer kişilerden fazla ilgi görmedi. Bunun üzerine ve hocalık yapma arzusuyla Sandıklı'dan Dinar'a gitti ve orada öğretmenlik yaptı. Ölünceye kadar devam etti. Şiirlerinde bunu hatırlatan ifadeler de vardır.
... H. 1319/M. 1903'de Dinar'da vefat etti. Tek eseri divanı. ... Şair şiirlerinde Fikrî mahlasını kullandı.

Sf. 53'de şiiri var.

Sf. 26- Dinar'da egemen rüzgâr yönü NE dir.

PROFESÖR HALİL SAHİLLİOĞLU'NUN AFYON NOTLARINDAN DİNAR

Profesör Halil SAHİLLİOĞLU'nun Afyon notları


Sf. 2- Bugünün Afyon ili, Osmanlılar devrinde Anadolu vilâyetinin bir sancağı durumunda idi. ...
Sancak merkezi olan Karahisârısâhip sayım defterlerinde ara sıra " Şehrâbad " diye anılmaktadır. ... Sancağa bağlı diğer kazalar şunlardı: Sandıklı ve buna bağlı Çola nahiyesi ki Çölâbâd ve Çölova diye anıldığı zamanlar olmuştur, ...
Bugünkü Afyon vilâyeti Emirdağ, Sultandağ, İhsaniye, Dinar ve Dazkırı kazaları 16. yüzyılda Karahisârısâhip sancağı sınırları dışında kalıyordu. ... Ahmed Vefik Paşa Lehçe-i Osmanî'de ... Sancağın merkezi Karahisarısâhib, Emirdağı, Barçın maa Hüsrevpaşa ve Bardakçı ve nevahisi, Bolavadin maa Şühûd, İshaklu, Karamuk ve Çay, Sandıklu maa Sıçanlu ve Homa ve Danişmendlu maa Geyikler ve Çölova ve Şeyhlu maa Işıklar ve Siraclu aşireti, Çal maa Baklan ve Dazkırı, Bozulus, Horzum, Muslıca aşiretleri. Sayım defterinde bunların arasında adı geçmeyenler 16. yüzyılda sancak sınırları dışında olmalıdır.
1928'de Albay Neşet Bey Fransızca bir Türkiye idarî bölümleri haritasını ( Kanaat Kitabevi ) neşretmiştir. Bu haritada, Afyon ilinde kuzeyden güneye doğru şu kazalar yer alıyordu: Aziziye, Bolavadin, Afyon, Karahisar, Sandıklı ve Dinar.